21 Şubat 2014 Cuma

Arykanda Antik Kenti

Arykanda antik kenti yüksek kayaların çam ormanların içinde aslında çok dikkatli olmazsanız farketmezsiniz. sanki gizli bir kent gibi bizler kısada olsak kenti gezip gördük sizlerle gördüklerimizin bir kısmını olsun paylaşalım istedik. Hasan Sayın


















Arikanda
Kaynak Yazı:kültür ve turizm banklığı antalyamız arşivi
Arykanda antalya, finike-elmalı yolu üzerinde yaşgöz çayının (başgöz çayı) doğusundaki bey dağı’nın güney-batı yamacındadır.arykanda sözcüğü luvi dilinde “sunak yeri” anlamına gelmektedir. plinius ilk yerleşenlerin thrak kökenli olduğunu söylemekte ise de bu şüpheli bir iddiadır. m.ö. 2000′de bu kentin olduğu yerde anna isimli bir yerleşimden bahsedilmektedir. ama bu yerleşim ile arykanda arasında kesin bir bağ kurulamamıştır. m.ö. 2000′lere ait burada iki adet taş balta bulunmuştur. bu baltaların bir benzerlerinin de limyra ,patara ve kynaenai’de bulunması bu bölgede iskanın bronz çağında varlığını gösterir.beşinci yüzyılda persler’in hakimiyetine girmişler, m.ö 333 te iskender şehri özgürlüğüne kavuşturmuştur. daha sonraları m.ö 2. yüzyılda likya’nın ve sonralarıda m.s. 48 yılında romalıların eline geçmiştir.Arikanda anlamı ‘Yüksek kayalığın yanındaki yer’
Herkes birbirine “Binlerce yıl önce nasıl yaşıyorlardı acaba?” diye soruyor, taş yapılara, çarşıya, hamamlara bakarak kendince yanıtlar üretmeye çalışıyordu.
Arikanda’nın Luwice’den gelen adının anlamı ‘yüksek kayalığın yanındaki yer’. Elde edilen buluntulara göre İÖ 11. binin başlarından itibaren iskân edilmiş. Buluntusuz ve belgesiz uzun bir karanlık dönemden sonra kent, kalıntı ve buluntularıyla İÖ 5. yüzyıldan itibaren kesintisiz bir yerleşime tanık olmuş.Antik yazarların bazılarınca ahalisi tembellik ve sefahate düşkünlükleriyle tanınıyor. Bu yüzden olsa gerek tarihin hiçbir döneminde politik, ekonomik ve askeri açıdan ön planda olmamış. Likya birliğinde üç oy hakkına sahip Xanthos, Tlos, Patara, Pınara, Myra, Olympos kentlerinin arasında olmadığı gibi, iki oy hakkına sahip ve birliğe daha sonra katılan Kibyra, Boubon, Oeonoanda, Balboura arasında da yer almamış. Sürekli olarak tek oyla temsil edilmiş.
Üç depreme rağmen
Ancak Arikanda’nın bulunduğu yerin önemli
bir konumu var. Doğu Likya’nın en önemlidoğal yolu üzerinde bulunuyor ve Akdeniz kıyısıyla Anadolu’nun içleri arasında tam bir geçiş noktası. Özellikle Roma
İmparatorluğu’nun ilk üç yüzyılında en parlak dönemini yaşamış. Hem de bu süre içerisinde biri İS 27′de, ikincisi 141′de ve diğeri de 5 Ağustos 240′ta olmak üzere üç büyük depremin tahribatına karşın yaşamış bu parlak dönemi. Hatta bu depremler nedeniyle, Roma İmparatorluğu zaaf içerisinde olduğundan Arikanda’ya kendi sikkesini basarak görülen zararın giderilmesi yolu seçilmiştir. İmparatorluğun dış ve iç tehlikelerle zorlandığı İS 3. yüzyıl sonlarından itibaren Arikanda önemini yitirmiş, büyük olasılıkla İS. 8. yüzyıl sonunda büründüğü köy hüviyetindeki yaşamını günümüze dek sürdürmüş.Prof. Dr. Cevdet Bayburtluoğlu Arikanda kentine neredeyse tüm yaşamını vermiş. Tam 30 yıldır bu kentte kazı yapıyor. Prof. Dr. Bayburtluoğlu’na göre parlak dönemlerdeki zenginliğini sedir kerestesine, av hayvanlarına, şarapçılık ve yol güzergâhındaki ara menzilde olmasına, bu nedenle kervan ve yolculardan elde edilen gelirlere borçlu. Kent kazılarında station, tiyatro, konser salonu, tapınaklar, iki agora, beş hamam, anıtsal çeşme binası, halk meclisi binası, ihtiyarlar meclisi binası gibi genel yapılarla zenginlere ve yoksullara ait özel konutları, anıt mezarları ve işlikler ortaya çıkarılmış.








0 yorum:

Yorum Gönderme